Alanya'da yolun kenarında, otoparkta, bir bahçe duvarının dibinde ya da klimanın altında bir hayvanla karşılaşmak sık yaşanan bir şey. Kimi zaman araç çarpmış bir köpek, kimi zaman avuç içi kadar, gözleri henüz açılmamış bir yavru kedi. O ilk yarım saatte verdiğiniz kararlar çoğu zaman sonucu belirliyor. Bu yazı, panikle iyi niyeti birbirine karıştırmadan ne yapmanız gerektiğini anlatıyor.
Önce siz güvende olun
Kulağa soğuk gelebilir ama doğrusu bu: acı çeken bir hayvana yardım edebilmeniz için önce sizin sağlam kalmanız gerekir. Ağrı içindeki en uysal köpek bile kırık bir bacağa dokunulduğunda ısırır, korkmuş bir kedi tırmalar. Bu kötülük değil, refleks. Hayvan size saldırmıyor; ağrıya ve korkuya tepki veriyor.
Yaklaşırken yavaş hareket edin, alçak ve sakin bir sesle konuşun, üstüne doğru eğilip gölge yapmayın. Yandan ve alçalarak yaklaşmak, tepeden inmekten çok daha az tehdit edicidir. Köpeklerde uzun süreli doğrudan göz teması meydan okuma olarak algılanabilir; elinizi hayvanın burnuna uzatmayın. Kedilerde ise sabit bakış ve ani hamle kaçışı tetikler.
Elinizin altında ne varsa koruma olarak kullanın: kalın bir eldiven, bir havlu, battaniye, hırka ya da ceket. Kediyi üstten bir havluyla örtmek hem sizi tırmıktan korur hem de görüşünü kapattığı için hayvanı sakinleştirir. Isırma riski yüksek bir köpekte geçici ağızlık teknikleri vardır, ancak kusan, nefes almakta zorlanan veya kısa burunlu bir köpekte bunlar uygulanmaz — soluk yolunu tıkayabilir. Emin değilseniz uğraşmayın, arayın ve tarif edelim.
- Yarayı hemen bol akan su ve sabunla, birkaç dakikadan kısa olmamak üzere yıkayın.
- Yara ne kadar küçük görünürse görünsün insan sağlığı kuruluşuna başvurun. Kuduz riski değerlendirmesi ve tetanoz durumu insan hekiminin kararıdır; veteriner hekim bu kararı veremez.
- Hayvanın tarifini, olayın yerini ve tarihini not edin. Sağlık kuruluşu bunları isteyecektir.
- Kedi ısırığı ve tırmığı yüzeysel görünür ama derine giden enfeksiyonlara yol açabilir; "geçer" diye bakmayın.
- Çocuklar hayvana yaklaştırılmaz. Yardım etmek isteyen çocuğa görev vermek istiyorsanız, kutu ve havlu getirmesini isteyin.
Yaralı bir hayvanı taşımak
Görünür bir kanama varsa temiz bir bez, gazlı bez veya katlanmış bir tişörtle üzerine bastırın. Amaç kanı durdurmak değil, yavaşlatmaktır. Bez kana doyarsa çıkarmayın, üstüne yenisini ekleyin; çıkarmak yeni oluşan pıhtıyı bozar. İp, lastik veya kemerle turnike uygulamayın; yanlış yapılan turnike uzvu tamamen kaybettirebilir.
Araç çarpması, yüksekten düşme ya da arka bacaklarını sürüyerek hareket etme durumlarında omurga yaralanmasından şüphelenilir. Böyle bir hayvanı kucağa alıp sallayarak taşımak, var olan hasarı kalıcı hâle getirebilir. Doğrusu sert bir zemin kullanmaktır: bir karton kutu kapağı, tepsi, tabla, kesme tahtası, hatta bir kapı paspası. Hayvanı gövdesinden bir bütün olarak, bükmeden kaydırarak bu zemine alın ve iki kişiyle taşıyın.
Küçük hayvanlar için üstü kapalı bir taşıma kabı veya hava delikleri açılmış bir karton kutu en iyisidir. Karanlık ve sessizlik, stresle mücadelede elinizdeki en ucuz ilaçtır. Araçta kutuyu koltuğa sabitleyin, kliması doğrudan üstüne üfleyen bir noktaya koymayın, müziği kapatın.
Yapılmaması gerekenler de en az bunlar kadar önemli: bilinci kapalı ya da yutkunamayan bir hayvana zorla su veya mama vermeyin — akciğere kaçar. Yaranın üstüne kolonya, diş macunu, zeytinyağı, kül veya toz antibiyotik dökmeyin; hepsi yarayı kirletir ve sonraki temizliği zorlaştırır. En tehlikelisi de insan ağrı kesicileridir: parasetamol kedilerde ölümcüldür, ibuprofen ve benzeri ilaçlar hem kedilerde hem köpeklerde böbrek ve mide hasarı yapar.

"Annesiz" yavru gerçekten yetim mi?
En sık düzeltmek zorunda kaldığımız durum bu. Anne kedi yavrularını sık sık taşır, bir kısmını geçici olarak bırakır, avlanmaya ya da su içmeye gider ve saatlerce dönmeyebilir. İyi niyetle "kurtarılan" yavruların önemli bir kısmının aslında annesi vardır — ve hiçbir mama, hiçbir biberon anne sütünün ve anne bakımının yerini tutmaz.
Yavru temiz, tombul, sıcak ve sakin uyuyorsa acele etmeyin. En az birkaç metre uzaklaşıp, hayvanın sizi görmeyeceği bir noktadan bir–iki saat izleyin. Anne, insan kokusu ve varlığı yakındayken yavrusuna dönmez. Yavruya dokunduysanız da vazgeçmeyin; annelerin yavrularını "insan kokusu yüzünden" reddettiği yaygın bir inanıştır ama kedilerde bunun karşılığı zannedildiği kadar kesin değildir.
Beklemeden müdahale gerektiren işaretler şunlardır: yavru elinizde soğuksa, sürekli ve tiz sesle bağırıyorsa, gözle görülür şekilde zayıf ve derisi kırışmışsa, üzerinde sinek yumurtası ya da kurtlanma varsa, yarası veya kanaması varsa, yolun ortasında ya da yağmur altındaysa, veya annesi ölü olarak yakında duruyorsa. Bu tabloların hiçbirinde beklenmez.
Köpek yavrularında durum biraz farklıdır: sokakta yavrularını doğuran bir köpek genellikle yakındadır ve yuvasını savunur. Yavruya uzanmadan önce çevreyi kontrol edin; anne köpeğin size gösterdiği tepki, o yavrunun yetim olup olmadığının en net cevabıdır.
Yavruda birinci tehlike: ısı kaybı
Yeni doğan kedi ve köpek yavruları vücut ısılarını kendileri düzenleyemez; ısınmak için anneye ve kardeşlerine bağımlıdırlar. Bu yüzden sokakta bulunan bir yavruda açlıktan önce gelen sorun soğumadır. Kritik bilgi şudur: soğuk bir yavru sindirim yapamaz. Isınmadan verilen süt midede kalır, şişkinliğe ve daha kötü bir tabloya yol açar. Sıra her zaman aynıdır: önce ısıtın, sonra besleyin.
- Yavruyu kuru bir havluya sarın; ıslaksa önce nazikçe kurulayın. Banyo hiçbir şekilde acil değildir.
- Ilık su doldurulmuş bir şişeyi havluya sarıp kutunun bir kenarına koyun. Yavru isterse uzaklaşabilmeli, sıcak kaynağın üstünde kapana kısılmamalı.
- Kalorifer üstü, ısıtıcı önü, saç kurutma makinesi ve doğrudan temas eden sıcak yüzeyler kullanılmaz; yanık ve ani ısı şoku yapar.
- Isınma yavaş olmalıdır. Yavru kıpırdanmaya, esnemeye ve arayış hareketleri yapmaya başladığında beslenmeye hazırdır.
İnek sütü vermeyin
Aklınızda tek bir cümle kalacaksa bu olsun. İnek sütü yavru kedi ve köpekler için uygun değildir; içerdiği laktoz oranı ve besin dengesi bu hayvanların sindirim sistemine göre kurulmamıştır. Sonuç çoğu zaman ishaldir; küçük bir yavruda ishal, hızla ilerleyen sıvı kaybı demektir ve ölümle sonuçlanabilir. Aynı şekilde su, şekerli su, çay veya bebek maması da çözüm değildir.
Doğru ürün, türe özel hazırlanmış yavru süt tozudur; kedi ve köpek formülleri birbirinin yerine geçmez. Paketin üzerindeki sulandırma talimatına harfiyen uyun — yoğun hazırlanan mama ishal, seyreltilmiş mama açlık yapar. Karışım vücut sıcaklığına yakın ılıklıkta olmalı, mikrodalgada ısıtılmamalıdır; mikrodalga içeride fark edilmeyen sıcak noktalar bırakır.
Biberon pozisyonu çok önemlidir ve en sık burada hata yapılıyor. Yavru, insan bebeği gibi sırtüstü yatırılarak beslenmez; bu pozisyonda süt soluk borusuna kaçar ve akciğer iltihabına yol açar. Doğru pozisyon, yavrunun karnı yere bakacak şekilde yüzükoyun durması, başının hafifçe yukarıda tutulmasıdır. Biberonu sıkmayın; emme hızını yavru belirlesin. Burundan süt gelmesi hâlinde beslemeyi hemen durdurun ve bizi arayın.
Bir ayrıntı daha: çok küçük yavrularda tuvalet refleksi anne tarafından yalanarak uyarılır. Bunu bilmeyen iyi niyetli kişilerin elinde yavru kabız kalır ve şişer. Her beslenmeden sonra ılık suyla nemlendirilmiş bir pamuk veya yumuşak bezle genital bölgeye birkaç saniye hafif dokunmak bu uyarıyı taklit eder. Kaç saatte bir ve ne kadar besleneceği ise yaşa ve kiloya göre değişir; en güvenilir gösterge tartıdır. Yavru her gün kilo almıyorsa program yanlıştır, hekiminize danışın.
Kliniğe getirmeden önce arayın
Yola çıkmadan önce telefon etmek herkesin işini kolaylaştırır. Ne olduğunu, hayvanın tahmini yaşını ve büyüklüğünü, olayın üzerinden ne kadar geçtiğini ve kanama olup olmadığını söyleyin. Biz bu arada hazırlığı yaparız, siz de gereksiz bir bekleme yaşamazsınız. Klinik 7 gün 24 saat açıktır. Hayvanı taşıyamıyorsanız bunu da söyleyin — getiremeyenler için ulaşım konusunda yardımcı olabiliyoruz.
Burada dürüst olmamız gereken bir nokta var: klinik bir barınak değildir. Yatarak bakım kapasitemiz sınırlıdır ve bulunan her hayvan için sınırsız, ücretsiz tedavi sözü veremeyiz; verseydik gerçekten acil durumdaki hayvana yer kalmazdı. Yaptığımız şey şudur: sokak hayvanları için kısırlaştırma ve tedavi desteği veriyoruz ve sahiplendirmeye aracılık ediyoruz. Ne yapabileceğimizi telefonda açıkça konuşmayı, sonradan hayal kırıklığı yaşatmaya tercih ediyoruz.
Kalıcı barınma, çok sayıda hayvanın söz konusu olduğu durumlar, trafiği tehlikeye atan bir hayvan ya da büyükbaş hayvanlarla ilgili konularda yetkili birim belediyenin veteriner işleri müdürlüğü ve hayvan bakımevidir. Bölgede uzun süredir çalışan yerel hayvansever gruplar da işleyen bir dayanışma ağıdır; geçici bakım evi bulma konusunda çoğu zaman en hızlı çözüm onlardan çıkar.
Kurtardınız, peki sonrası?
Hayvanı eve götürecekseniz ilk kural karantinadır. Muayene ve dışkı kontrolü yapılana kadar evdeki diğer hayvanlardan ayrı bir odada tutun; bulaşıcı hastalıklar ve parazitler en çok bu ilk günlerde ev halkına yayılır. Aşı ve parazit programı, ancak genel sağlık durumu belirlendikten sonra kurulabilir. Yeni gelen bir yavrunun ilk 48 saatinde nelere dikkat edileceğini aşı takvimi yazımızda ayrıntılı anlattık.
Kendiniz bakamayacaksanız sahiplendirme süreci hemen başlamalı. İyi ve bol ışıklı birkaç fotoğraf, hayvanın yaşı, cinsiyeti, karakteri ve sağlık durumu hakkında dürüst bir metin, ilanın işini yarı yarıya kolaylaştırır. Klinikte yuva arayan dostları Yuvasını Bekleyenler sayfamızda paylaşıyoruz.
Bir de şunu söyleyelim: mahallenizde düzenli beslediğiniz kedi ve köpekler varsa, onlar için yapabileceğiniz en kalıcı iyilik kısırlaştırmadır. Beslemek bir canı hayatta tutar; kısırlaştırmak sonraki yıllarda sokakta doğacak onlarca yavrunun aynı tabloyu yaşamasını engeller.
Yola çıkmadan önce arayın; durumu tarif edin, ne yapabileceğimizi ve nereye yönlendirebileceğimizi açıkça konuşalım. Klinik 7 gün 24 saat açıktır.
İlgili yazılar
- Yavru kediler ve köpekler için aşı takvimi: neyi, ne zaman?
- Kısırlaştırma hakkında bilmek istediğiniz her şey
- Alanya'da gece acil veteriner: beklemeden yola çıkılacak durumlar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve veteriner hekim muayenesinin yerine geçmez. Isırık ve tırmık sonrası insan sağlığına ilişkin kararlar insan hekiminin yetkisindedir. Her hayvanın durumu farklıdır; müdahale planını muayene sonrası hekiminiz belirler.